Türk Yurdu

Tarihi Balat’ın Rengarenk Sokakları Büyülüyor

İstanbul’un tarihi Fener Balat bölgesi herkesi büyülüyorken, Fener ve Balat hattı boyunca kaldırım ve avluların oya gibi işlenmiş kaldırım taşlarına dikkatli bakmak gerek.

Tarihi Balat’ın Rengarenk Sokakları Büyülüyor
Son Güncellenme Tarihi:03 Mayıs 2016 - 19:09 - 1088 kez görüntülendi.

Fener sokaklarının başladığı nokta, eski sur kapısı yıkıldığı için Fener Vapur İskelesi hizası olarak varsayılabilir. Fener ve Balat hattı boyunca kaldırım ve avluların oya gibi işlenmiş kaldırım taşlarına dikkatli bakmak gerek. Bugün yapılmışını bile taklit etmekten aciz oluşumuz, uzun ve çirkin binaları dikmekteki ustalığımız ne kadar üzücü.

Tarihi Balat'ın Rengarenk Sokakları Büyülüyor

Sadrazam Ali Paşa Caddesi, Fener Rum Patrikhanesine doğru uzanıyor. Sokağın hemen başında semtin yeni mekânı Perispri var. Sanatçı Cahide Erel’in dizilerde de sıklıkla kullanılan zarif atölyesi, sanatla yemeği birleştiren bir kaferestoran konseptine dönüşmüş. Alt katta Erel’in eserleri sergileniyor. Üst katta ahşap ağırlıklı antika dekorun arasına kurulup güzel bir kahvaltı etmek mümkün. Denize bakan teraslarında üçüncü dalga tekniklerle demlenmiş kahvelerinden içilebiliyor. Akşam menüsü İstanbul’da geçmişten bugüne pişen yemekleri, Grek, Bizans ve Osmanlı mutfağını temel almış. Cahide Erel “Mimaride sanat yaparken, dünyanın neresinde olursam olayım, üzerinde bulunduğum toprağın bana ne dediğini hep dinledim. Restoran menüsü hazırlarken de 300, 500 yıl, hatta 1000 yıl evvel ne yiyorlardı diye düşündüm. Buradan bir zaman tüneli açtım ve içinde dolaştım” diyor.

Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi Perispri‘nin biraz ilerisinde. Patriklik makamının bulunduğu ahşap bir konak ve Aya Yorgi Kilisesi’nden oluşuyor. Konak, geçirdiği yangınlardan sonra ahşapla kaplanarak yenilenmiş. Patrikhane’nin girişindeki ana kapı yerine soldaki kap kullanılıyor. Yunan İsyam’na destek verdiği sanılan Patnk Grigoryos bu ana giriş kapsında asıldığı, üstelik günlerce asılı bırakıldığı için kap o günden bu yana kilitli tutulmuş. Aya Yorgi Kilisesi‘nin girişinde Bizans’ı temsil eden çift başlı kartal figürü var. Kilisenin görkemli altın ikonastasisı muhteşem Pr işçilik örneği. Bizans’tan günümüze kadar gelen bu eski ve köklü kurum, İstanbullu Rum Ortodoks cemaatin elinde kalan değerli dini eşyaların çoğuna ev sahipliği yapyor. Aynca bugünkü Ortodoks kiliselerinin çoğunun ana kilisesi olarak kabul görüyor. 6-7 Eylül 1955 olaylarında gayrimüslimlere ait hemen her şey yakılıp yıkılmak istenmişti. Bu Payın ve sonrasında yaşananların bölgede ve İstanbul’un geleceğinde olduğu kadar toplumsal hafızamızda yarattığı tahribatı özetlemek pek mümkün değil. Ama şu bilgiyi vererek devam edelim: Rum Patrikhanesi, saldırılardan korunaplen nadir yapılardan Pri Pması bakımından da önemli. Ayinleri ziyarete açık, isteyenler düğün, cenaze, mür yapımı ya da vaftiz törenlerini seyredilebiliyor.

fener-balat-2Aynı sokakta eski Pr Rum evinde hizmet veren Daphnis Hotel’i hatırlayanlar vardır. Otel iki yıla yakın bir süre önce yeniden restore edilerek kapılarını Troya Hotel Balat adıyla açmıştı. 16 odalı butik otelin sahile bakan girişinde yer alan Barba Vasilis (Vasilis Amca) isimli meyhanenin mavi beyaz masalarından birine kuruluyoruz hemen. Burası İstanbul’un kalan iki üç Rum meyhanesinden biri. Hatta Vasilis’e göre şu anda açık olan tek gerçek Rum meyhanesi. Vasilis Karabelis, meyhaneciliği o kadar iyi Pliyor ve doğru yapıyor ki… Konuklar tadına doyulmaz mezeleri kadar Vasilisin sohbeti için de geliyor. Karabelis’in dedesi Pandeli Restaurant’ın aşçısıymış. Yemekle ilgili Pldiklerini dedesinden öğrenmiş ama Yunanistan’da yaşadığı dönemde gitmedik taverna Prakmamasının da üzerinde etkisi büyük Pmuş. Mekânın duvarlarına müşteriler diledikleri gibi yazılar yazıya. Kullandığı malzemelerin hemen hepsi Yunanistan’dan. Mezeler ve ara sıcaklar ayn bir dünya. Hakiki Girit ezmesi, ıspanaklı sübye, iki farklı çeşit skordalya (bol sarımsak ezilerek yapılan bir meze), tarama birbirinden lezzetli. Dört peynirle yaptığı az acılı peynir ezmesi tirokafteriyi mutlaka tadın. Vasilis, kuru üzümlü ekmeğini özel olarak yaptırdığı Farsala salatasını anlatıyor. Üzümlü kıtır ekmeklerin üzerine domates, biber, zeytinyağı ve peynir koyuyorlar. Farsala. Atina’ya 70 kilometre uzaklıkta bir kentin adı, ama salatanın aslı Girit’e, tarlada çalışan işçilere dayanıya diyor Vasilis. Vasilisin sadece marine ederek sunduğu ahtapot pamuk gibi, nefis. Lakerda da ahtapottan rol çalıyor. İstanbul’da böylesini bulmak zor. Taze balık varsa Vasilis pişiriya, yoksa şahane mezeler yetiyor.

Otelin sokağa bakan cephesinden dışan çıktığınızda uzun ve heybetli sütunlarıyla göz alan Maraşlı Rum Okulu beliriya. Okul yıllardır kapalı. Yuvakimyon Kız Lisesi de öğrenci azlığından kapatılmış, Fener Rum Erkek Lisesi kalan öğrencileri kabul ederek karma eğitime dönmüş. Fenerin Haliç’e hakim en yüksek tepesindeki, kırmızı tuğladan örülü bu ihtişamlı yapı, sıklıkla patrikhane zannediliyor. Osmanlı döneminde okulun astrolojiden bilime sıkı Pr eğitimden geçirilen mezunları, önemli devlet kademelerinde görev alırmış.

Fener’de yaşayan Rumların çoğu Osmanlı dış politikasından, tercüme işlerinden sorumlu tutulmuş. Balat’a doğru Vodina Caddesi’nden sola, Sancaktar Yokuşu’na yönelince karşınıza İstanbul’da uzun süre yaşamış Fener Beylerinden Dimitri Kantemir’in evi çıkıyor. Boğdan eyaletinin beyi Kantemir, klasik Türk müziğine büyük katkılarda bulunmuş. Türk müziğine ait ilk bilimsel kitabın da yazan olduğu söyleniyor. Evi aslında müze ancak şimdilerde ziyarete kapalı, önündeki kafe ise güzelim konağın ve avlusunun görüntüsünü gölgelemekten başka bir işleve sahip gibi görünmüyor maalesef. Rum müzesi’nden aşağıya inerken karşılaşacağınız Ayia Maria, İstanbul’da kullanılan tek Bizans kilisesi. Maria isimli Pr Bizans prensesi. siyasi ilişkiler adına Moğol hükümdan Halügü Han’la evlendirilmek istenmiş. Han’ın vefatından sonra oğluyla evlendirilmiş ama kocası da öldürülünce İstanbul’a geri dönmüş. Kiliseyi elinde avucunda kalanlarla yaptıran Maria, kilisenin manastırında yaşamış. Bu hikâye sebebiyle kiliseye Moğolların Meryem’i de diyorlar.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

İLGİLİ HABERLER