Türk Yurdu

Nasıl Entelektüel Olunur?

Nasıl Entelektüel Olunur?
Son Güncellenme Tarihi:02 Ekim 2016 - 14:29 - 3533 kez görüntülendi.

Aydın veya entelektüel sınıfına girmenin en kolay olduğu ülkelerden bir tanesi bizim ülkemiz. O kadar basit ki, yapılması gereken tek şey, hiç bir şey yapmamak. Ama yine de haksızlık yapmamak gerekir, tamamiyle de hiçbir şey yapmadan olunmuyor entelektüel veya aydın.

Bir şeyler başaranlara ve yapmaya çalışanlara oturduğunuz yerden talimat vermeniz gerekiyor. Buraya yol yapmasınlar, şuraya havaalanı koymasınlar, o tarafa köprü kurmasınlar, şu kanunu da çıkarmasınlar, vb. bu liste uzar da uzar. Ama daha öncesinde kesin kabul görebilmek için başkalarının giyim kuşamıyla ilgili mutlaka görüşleriniz olmalı, ve bunları dikte etmeniz gerekir.

Özellikle en kolay hedef olarak saçını örten kadınları seçmelisiniz. Günlük yaşamlarında nerelere gideceklerine dair sınırlarını çizmelisiniz. Tabi bununla da bitmiyor, sonra cahillikle suçlayıp, birilerinin veya birşeylerin etkisi altında olduğunu dikte etmelisiniz. Yoksa kesinlikle kendi özgür iradeleriyle bu kararı vermiş olamazlar, zaten bu kabul edilebilir bir durum da değildir. Çünkü aydın olmanın en önemli diğer özelliği de kişilerin kendi özgür iradelerini reddetmesidir.

Sadece aydınların tercihleri ve yaşam öngörüleri kabul edilebilir, geri kalan herşey saçmalıktan ve cahillikten ibarettir.

Mesela aydın bir öğretmenseniz eğer, sınıfa baş örtüsüyle girmiş bir öğrenciyi aşağılayıp, haddini bildirip, dersten kovmalısınız. Bunları yaptığınız halde üniversitede öğretmenlik yapacak seviyede bile olabilirsiniz. Zaten yapmadığınızda, kariyerinizde öteye gitmeniz çok zordur. Hep bir yanınız eksik kalmış bir aydın olarak kalırsınız.

Bunu daha örneklendirmek mümkün ama hiç uzatmaya gerek yok, kısaca dinle ilgili her konuda karşısında sağlam ve emin adımlarla durduğunuzu göstermeniz gerekir.Dinle ilgili derken de yanlış algılanmasın sakın, sadece islam dinini kastediyorum.

Ne yazık ki bu tablolarla artık karşılaşmıyoruz. Bir zamanlar, bu tür örneklere bolca rastlanıyordu. Herkes mutlu ve mesut hayatını idame ettiriyordu. Belki yaşam standartları biraz düşüktü, sosyal hizmetler yok denecek kadar azdı. Ama entelektüeller çok daha mutluydu, keyifleri yerindeydi bu yüzden etraflarıyla çok ilgilenmeleri de gerekmiyordu.

Ta ki idare gücü ellerinden kayana kadar. Bu cahil halk idare gücünü ellerinden alarak dertsiz başlarına dert açtı entelektüellerin.

Nasıl böyle bir şeye cüret edebildi bu halk, bunun bir an önce düzeltilmesi gerekirdi, ve bunun için de yapılması gereken herşey göze alınmalıydı. Neyse ki öyle de oldu, ve olmaya devam ediyor.

Terörmüş, adaletsizlikmiş, iftiraymış, yalanmış, hakaret etmekmiş, bunlar rafa kaldırılabilecek kavramlar olabiliyormuş. Sonuçta özgürlük söz konusu, özgür bir şekilde her türlü yol tercih edilebilir. Burada bir yanlış anlaşılma olmasın, şayet entelektüel değilseniz bu özgürlük sizin için geçerli değil, siz istediğiniz şekilde istediğinizi giyemez ve söyleyemez hatta istediğiniz seçimleri de yapamazsınız, özgürlük entelektüellere has bir olgudur. Sorunun temeli de burdan kaynaklanıyor zaten, bunu idrak edemiyor çoğu insan. İdrak edilse, belki bugün bambaşka yerlerde olurduk.

Ağaçlar kesilerek yeni yollar yapılmazdı. Yeni hastaneler yeni hizmet binaları yapılarak bu cahil halk şımartılmazdı. Yeni yeni üniversiteler açıp öğrencilerin tercih işlemi zorlaştırılmış olmazdı. Herkesin alıştığı bir havaalanı varken, yeni bir tanesi sonra başka bir tanesi yapılıp bu entelektüelleri kızdırmaya değer miydi?

İdarenin entelektüel kesimin elinden alınması ülke için fayda mı getirdi yoksa zarar mı tartışılabilir elbette. Ama bu durumdan menun olmayan bu azınlığın haklarını kim temsil edecek? Sanırım bu konuda sıkıntı yaşanıyor olsa gerek ki, bu temsil işi teröristlere kalmış. Bu halka kurşun sıkabilecek, kendi meclisini bombalayabilecek zihniyetin arkasına saklanılmazdı yoksa durduk yere.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

İLGİLİ HABERLER